enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
9,6155
EURO
11,2367
ALTIN
554,31
BIST
1.480
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Çok Bulutlu
22°C
Ankara
22°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
14°C
Salı Az Bulutlu
16°C
Çarşamba Az Bulutlu
18°C
Perşembe Az Bulutlu
20°C

Başkan Yalçın “Yükseköğretimde Değişim ve Dönüşüm Beklentileri” başlıklı raporu açıkladı

EĞİTİM-BİR-SEN GENEL BAŞKANI ALİ YALÇIN, “YÜKSEKÖĞRETİMDE DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM BEKLENTİLERİ” BAŞLIKLI RAPORU AÇIKLADI

Başkan Yalçın “Yükseköğretimde Değişim ve Dönüşüm Beklentileri” başlıklı raporu açıkladı
09.06.2021
0
A+
A-

Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Yükseköğretimde hedeflenen seviyeye ulaşılması, idari personelin talep ve ihtiyaçlarına cevap verilmesiyle orantılıdır” dedi.

Başkan Yalçın, “Yükseköğretimde Değişim ve Dönüşüm Beklentileri” başlıklı raporu paylaştı. Başkan Yalçın, ’yükseköğretimde nasıl bir reform olmalı’ sorusuna getirilen önerileri açıkladı. Yalçın, “Türkiye’yi dünya standartlarında temsil edecek, ihtiyaç duyduğu bilgiyi üretebilecek, nitelikli beşeri sermayeyi yetiştirebilecek yükseköğretim kurumlarının varlığı, yükseköğretimin örgütlenmesini ve işleyişini yeniden ele alıp, yükseköğretim çalışanlarının sorunlarına ve ihtiyaçlarına çözüm üretecek kapsamlı bir yapısal reform ile ancak mümkün olacaktır. Onun için bu anlamdaki, reform ihtiyacını betimlediğimiz bu çalışma son derece önemlidir” diye konuştu.

Küresel eğilimlerin dikkate alınması gerektiğini belirten Başkan Yalçın, “Yükseköğretim kurumlarının yönetiminde yetkilerin tek bir makamda toplanıyor oluşunu ve her türden yetkinin keyfî kullanımını önleyecek karar mekanizmalarına katılımcılığı yükseltilmemiş oluşu büyük bir sorundur” şeklinde konuştu. Üniversitelerin yönetimindeki sistemsel hataların ortadan kaldırılmasının öncelikleri arasında olduğunu bildiren Başkan Yalçın , “Araştırmacı ve öğretim üyesi yetiştirme sisteminin ana hatlarını yükseköğretim politikaları doğrultusunda düzenleyecek, yükseköğretim çalışanlarının her türlü karar mekanizmasında söz hakkı alabileceği bir denetim sistemi kaçınılmaz olarak önümüzde duruyor. Yükseköğretimin merkezî örgütlenmesi ve yükseköğretim üst kuruluşu modeli olarak, üniversitelerin misyon ve hedef belirleme süreçlerini izleyecek ve program önerilerini ülke ihtiyaçları açısından değerlendirecek, önerilerde bulunacak, yükseköğretim kalitesinin artırılmasına odaklanacak, diğer yandan da idari süreçler ve personel yönetiminde uygulama birliğinin sağlanması, eşitlik ve adalet duygusunun yükselmesini temin edecek bir üst yapı şeklinde konumlanmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Başkan Yalçın, Türkiye’deki üniversitelerin kalitesinin artırılması için araştırmacı sayısının ve öğretim üyesi sayısının artırılması gerektiğini ifade ederek, “Yükseköğretimin gelecek hedeflerini gerçekleştirebilmesi için sürdürülebilir finans kaynaklarına ihtiyacı vardır. Bu kaynakların bulunabilmesi için yasal düzenlemeler de dâhil olmak üzere gerekli altyapı çalışmaları yapılmalıdır. Akademik Teşvik Yönetmeliği yeniden ele alınmalı, her türlü akademik faaliyet, üniversitede gerçekleştirilen her türlü faaliyet ile bunlara yardımcı faaliyetler de teşvike esas puanlamaya dâhil edilmelidir” açıklamalarında bulundu.

2547 sayılı Kanun’un 33/a ve 50/d maddesi kapsamında çalışan araştırma görevlilerin de iş güvencesine kavuşturulması gerektiğini söyleyen Başkan Yalçın şunları kaydetti:

“Doktora eğitimini tamamlayanlar doktor öğretim üyesi, doçent unvanını alanlar doçentlik kadrolarına atanmalıdır. Doçentlik unvanını almasına rağmen doçent kadrolarına atanamayanlara ‘kadrolu doçentler’ için öngörülen ek gösterge oranları uygulanmalı, kadro ihdası yapılmalıdır. Yükseköğretimde hedeflenen seviyeye ulaşılması, idari personelin talep ve ihtiyaçlarına cevap verilmesiyle orantılıdır.”

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: