fbpx
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
18,8053
EURO
20,4336
ALTIN
1.164,91
BIST
5.191,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Çok Bulutlu
7°C
Ankara
7°C
Çok Bulutlu
Pazar Çok Bulutlu
4°C
Pazartesi Az Bulutlu
4°C
Salı Çok Bulutlu
3°C
Çarşamba Açık
4°C

Orhan Hakalmaz: “Türk halk müziğini devlet korumalı, türküler ’sit alanı’ ilan edilmeli”

TÜRK HALK MÜZİĞİNİN GÜÇLÜ SESLERİNDEN ORHAN HAKALMAZ, “TÜRK HALK MÜZİĞİNİ DEVLET KORUMALIDIR. ÇÜNKÜ O HALKIN ORTAK MALIDIR. ‘SİT ALANI’ İLAN EDİLMELİDİR” DEDİ.

Orhan Hakalmaz: “Türk halk müziğini devlet korumalı, türküler ’sit alanı’ ilan edilmeli”
31.12.2022
0
A+
A-

Türk halk müziğinin güçlü seslerinden Orhan Hakalmaz, “Türk halk müziğini devlet korumalıdır. Çünkü o halkın ortak malıdır. ‘Sit alanı’ ilan edilmelidir” dedi.

Samsunlu sanatçı Orhan Hakalmaz, Türk halk müziğinin dününe, bugününe, yarınına ve Türkülerin halk kültüründeki yerine kadar daha birçok konuyu değerlendirdi. Türk halk müziğinin içine doğduğunu dile getiren Orhan Hakalmaz, “Kendimi bildiğimde elime bağlama, saz çalıp türkü söylüyordum. Çocukluğumda en çok söylediğim türküler olarak ‘Vay Gülüm Deniz Dalgasız Olmaz’, ‘Vardım Hint Eline’, ‘Ay Akşamdan Işıktır Yaylalar’ı hatırlıyorum. 6 yaşımda, Allah rahmetiyle muamele eylesin, babam kucağıma bağlamayı vermiş. 8 yaş civarında artık bağlamayla türkü çalabiliyordum. İlk çaldığım türkü ‘Al Mendili Mendili Kız Sever Karanfili’ türküsüydü” ifadelerini kullandı.

“Yüzde yüz örnek olarak gördüğüm kimse yoktu” diyen Orhan Hakalmaz, Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin video ve ses içerikli interaktif dergisi Samsun E-Dergi’nin 6. sayısına verdiği röportajda şöyle konuştu:

“Ancak, birçok iyi sanatçıdan faydalandım. Rahmetli Yıldıray Çınar, Orhan Gencebay ilk aklıma gelen isimler. Ama örnek olarak adlandırmak gerekirse, rahmetli Nida Tüfekçi hocam en büyük örnek aldığımız isimdi. Türk halk müziğini devlet korumalıdır. Çünkü o halkın ortak malıdır. Sahibi belli değildir demek, aslında sahibi hepimiziz demektir. Şahıs malı değildir. Şahıs malı olduğunda zaten şahıs kendi bestesini, malını korur. Ancak halkın malı olursa, kamu malını devlet korumalıdır. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk halk müziğinin olmazsa olmazı yörelere ait tavırlarla çalıp söylenmesini koruma altına almalıdır. Yanlış ve her türlü deforme edici yorumları engellemeli ve o icracılara izin vermemelidir. ‘Sit alanı’ ilan edilmelidir. Nasıl ki Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camii hepimize aitse, türküler de hepimize aittir. Herkes aklına estiği gibi türküleri yorumlamamalıdır. Değişime direnmemeli, soruda söylediğiniz gibi teknolojide ilerlemeler, yeni aletler var. Nesil değiştikçe duyumlar değişiyor, daha iyi enstrümanlar, daha iyi ses sistemleri vs. Ama asla türkülerin özüyle oynanmamalıdır. Ben bunu şöyle örnekliyorum: Herhangi bir Anadolu yemeği, mesela mantı, orijinaliyle oynamayacak ancak sunumunu güzel yapacağız. Masa, tabaklar temiz, güzel örtüler, masada birkaç çiçek, her şey görüntüde mükemmel. Bunlarla oynanabilir. Ancak mantı, mantı olacak, yorum katılmayacak.”

Türkülerin genlerde olduğuna inandığını ifade eden Orhan Hakalmaz, “Ben türkülerin genlerimizde olduğuna inanıyorum. Türkü bizim için yemektir, içmektir, yaşamın ta kendisidir. Biz, içimizi türkülere dökmüşüz, türkülerle ağlayıp türkülerle gülmüşüz diye sevdiğim bir dize vardır. Annelerimiz bizi beşiklerde ninnilerle uyuturlar, o ninniler de türküdür. Herkes kendinden bir şeyler bulabilir türkülerde. Çünkü türküler gerçektir, yapay değildir. Ben herkesin sanatla ilgilenmesi gerektiğini düşünen biriyim. Sanat insanın kabalıklarını yontar. Hissiyatını geliştirir. Hayata bakışını farklılaştırır gibi birçok faydasını sayabiliriz. Ayrıca, çocuğa özgüven verir. ‘Ben bağlama çalıyorum’ diyebilmek, çocuk için önemli bir özgüven vesilesidir diye düşünmekteyim” diye konuştu.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.