Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava sayılı günler kala, eğitim dünyasında çok ciddi iddialar gündeme taşındı. Kamera mesajıyla kamuoyuna seslenen CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, LGS’de asıl meselenin teknik güvenlik önlemleri değil, eğitim sistemindeki fırsat eşitsizliği ve acımasız eleme mantığı olduğunu söyledi. Kaya ayrıca, bazı okul idarecilerinin okullarının başarı ortalamasını yüksek göstermek adına zayıf öğrencilere “Sınava girme” baskısı uyguladığını iddia etti.
Haber Merkezi – CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıkladığı resmi veriler üzerinden eğitim sisteminin alarm veren tablosunu gözler önüne serdi.
İşte Yıldırım Kaya’nın LGS öncesi paylaştığı çarpıcı tespitler ve MEB’e yönelik eleştirileri:
“254 Bin Öğrenci Nerede? MEB Açıklamak Zorunda”
Bu yıl 8. sınıfta eğitim gören öğrenci sayısı ile sınava başvuran öğrenci sayısı arasındaki dev farka dikkat çeken Kaya, şunları söyledi:
- “2025–2026 eğitim öğretim yılında 8’inci sınıfta öğrenim gören öğrenci sayısı 1 milyon 279 bin 547’dir. Buna karşın LGS’ye başvuru yapan öğrenci sayısı 1 milyon 25 bin 662 olarak açıklanmıştır. Yaklaşık 254 bin öğrenci merkezi sınav sisteminin tamamen dışında kalmıştır.
- Bu farkın nedenleri kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmalıdır. Bu çocukların ne kadarı örgün eğitim içinde, ne kadarı açık öğretime yöneldi, ne kadarı umutsuzluk nedeniyle sistemin dışında kaldı? MEB bu sorulara yanıt vermek zorundadır.”
Skandal İddia: “Okulun Başarısını Düşürme, Sınava Girme” Baskısı
Son günlerde kendilerine çok kaygı verici duyumlar ve şikayetler ulaştığını belirten CHP’li Kaya, okul yöneticilerini hedef aldı:
- “Bazı illerde ve okullarda yöneticilerin, okulun başarı ortalamasını yüksek göstermek amacıyla, kendilerince başarısız gördükleri öğrenciler üzerinde sınava girmemeleri yönünde baskı kurdukları ifade edilmektedir.
- Öğrencilere ‘nasıl olsa kazanamazsın’, ‘okulun başarısını düşürme’, ‘boşuna sınava girme’ denilmesi kabul edilemez. Hiçbir eğitimci bir çocuğun geleceği hakkında hüküm verme hakkına sahip değildir. Bakanlığı bu iddiaları derhal araştırmaya ve soruşturma başlatmaya çağırıyoruz.”
“Yapay Zekalı Kamera ve Beslenme Paketi Adaleti Sağlamaz”
Bakanlığın sınav güvenliği için 200 bin temsilci görevlendireceğini ve yapay zekâ destekli kamera sistemleri kuracağını açıklamasını eleştiren Kaya, “Eğitim sistemimiz çocukları geliştiren değil yarıştıran; fırsat eşitliği yaratan değil eşitsizlikleri büyüten bir yapıya dönüşmüştür. Bir tarafta özel okul, özel ders desteğine ulaşabilenler; diğer tarafta ekonomik güçlüklerle mücadele eden milyonlar var. Dağıtılacak beslenme paketleri veya kamera sistemleri tek başına eğitimde adaleti sağlayamaz” dedi.
CHP’nin Eğitimde Fırsat Eşitliği İçin 6 Çözüm Önerisi
Yıldırım Kaya, Türkiye’nin çocukları sınav maratonuna mahkûm eden değil, her çocuğa eşit ve nitelikli kamusal eğitim sunan bir anlayışa ihtiyacı olduğunu belirterek CHP’nin çözüm önerilerini sıraladı:
- Her mahallede ve her ilçede nitelikli, donanımlı devlet liseleri oluşturulmalıdır.
- Okulların başarı sıralamasına göre yarıştırılmasına ve değerlendirilmesine son verilmelidir.
- Öğrencilerin sınava katılımı konusunda baskı uygulayan yöneticilere karşı etkin yaptırım mekanizmaları kurulmalıdır.
- Okullardaki rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir.
- Merkezi sınavların belirleyiciliği azaltılarak öğrencilerin çok yönlü gelişimini esas alan yerleştirme modelleri uygulanmalıdır.
- Eğitimin ticarileştirilmesine son verilmeli, kamusal ve parasız eğitim güçlendirilmelidir.
Velilere Çağrı: “Çocuğunuzu Değil, Sistemi Sorgulayın”
Mesajının sonunda sınava girecek öğrencilere ve öğretmenlere başarılar dileyen Kaya, velilere de tarihi bir çağrıda bulundu: “Sınav sonuçları sonrasında çocuklarımızı değil, onları bu acımasız yarışa mahkûm eden eğitim sistemini sorgulamaya davet ediyorum. Hiçbir sınav bir çocuğun değerini belirleyemez.”
İlgili
Ulusal Gündem sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.