Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hukuk Politikaları Genel Başkan Yardımcılığı tarafından hazırlanan Mart 2026 İfade Özgürlüğü Raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Raporda, Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğüne yönelik müdahalelerin sistematik bir hal aldığı savunularak, yedi ana başlık altında hak ihlalleri sıralandı.
Haber Merkezi – CHP’nin hazırladığı Mart ayı raporu, gazetecilik faaliyetlerinden barışçıl protestolara, dijital erişim engellerinden üniversitelerdeki baskılara kadar geniş bir yelpazede yaşanan kısıtlamaları mercek altına alıyor.
“Gazetecilik Faaliyetleri Kriminalize Ediliyor”
Raporda, Mart ayında gazetecilerin yargı kıskacına alındığı vurgulanarak şu çarpıcı örneklere yer verildi:
- İsmail Arı’nın tutuklanması, mesleki faaliyetlerin suç unsuru olarak gösterilmesinin son örneği olarak nitelendirildi.
- Merdan Yanardağ, Alican Uludağ ve Pınar Gayıp’ın tutukluluk hallerinin devam etmesi, medyanın yargı tehdidi altında olduğunun kanıtı olarak sunuldu.
- Gazeteci Özlem Gürses’in hedef gösterilmesinin ardından ölüm tehditleri alması, baskının sadece yargı yoluyla değil, sindirme yöntemleriyle de yapıldığına dikkat çekildi.
Silivri’deki İBB Davası ve Bilgiye Erişim Engeli
Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da yargılandığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasının duruşmalarının Silivri’de görülmesi eleştirildi. Gazetecilerin salon içerisinde kısıtlı alanlara yönlendirilmesinin, halkın haber alma ve bilgiye erişim hakkını doğrudan engellediği ifade edildi.
Erişim Engelleri ve “Dezenformasyon” Yasası
Raporun en dikkat çeken kısımlarından birini dijital ve fiziksel sansür oluşturdu:
- Milli Güvenlik Gerekçesi: “Milli güvenlik” ve “kamu düzeni” gibi belirsiz kavramlarla siyasal iletişim kanallarına ve haber sitelerine geniş kapsamlı erişim engelleri getirildiği belirtildi.
- Otomatik Suçlama: Dezenformasyon yasasının, kanundaki “kamu barışını bozma” gibi şartlar oluşmadan gazetecilere karşı otomatik bir sansür aracı olarak kullanıldığı savunuldu.
- Üniversitelerde Sansür: Sadece dijital alanda değil, üniversite kampüslerinde basılı yayınlara müdahale edildiği ve pankart asan öğrencilere disiplin cezaları verildiği kaydedildi.
Hak Arama Mücadelesine Engel
Sendika başkanı Mehmet Türkmen’in işçilerin hak taleplerini dile getirdiği konuşması nedeniyle tutuklanması, ifade özgürlüğünün yanı sıra örgütlenme özgürlüğünün de hedef alındığına dair somut bir örnek olarak raporda yer aldı.
CHP raporu, ifade özgürlüğünün anayasal bir hak olduğunu hatırlatarak; hedef gösterme, tehdit ve yargısal taciz yöntemlerinin eleştirel sesleri susturmak amacıyla kullanılmasının demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığı vurgusuyla son buldu.
Bunu beğen:
Beğen Yükleniyor...
İlgili
Ulusal Gündem sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.